Vitor Pereira, Fenerbahçe’deki görev süresine ilişkin Portekiz basınına önemli ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. Portekizli teknik direktör, sarı-lacivertli kulübe gelmesinin kendisi için büyük bir “risk” teşkil ettiğini belirtirken, ayrılığının da kendi isteği dışında, kulüpteki yönetimsel baskılar sonucunda gerçekleştiğini öne sürdü. Bu itiraflar, 2015-2016 sezonunda Fenerbahçe’yi çalıştıran Pereira’nın o döneme dair iç dünyasını ve ayrılık sürecinin perde arkasını bir kez daha gözler önüne serdi.
Portekiz’in önde gelen spor gazetelerinden A Bola’ya konuşan Vitor Pereira, Türkiye macerasına adım atışının kariyerindeki en önemli ve aynı zamanda en riskli dönemeçlerden biri olduğunu ifade etti. “Fenerbahçe’ye gelmek benim için büyük bir riskti,” diyen Pereira, o dönemde Portekiz dışına çıkarak Türkiye gibi farklı bir futbol kültürüne sahip bir lige adım atmanın cesaret gerektiren bir karar olduğunu dile getirdi. 2015 yazında sarı-lacivertlilerin başına geçen deneyimli teknik adam, ilk sezonunda takımı Süper Lig’i 2. sırada tamamlamış ve Türkiye Kupası’nda finale yükselmiş ancak finalde ezeli rakibi Galatasaray’a mağlup olmuştu. Bu sonuçlara rağmen, taraftarların kendisine olan sevgisini ve bağlılığını derinden hissettiğini vurgulayan Portekizli çalıştırıcı, ayrılık sürecinin kendisi için oldukça çalkantılı ve beklenmedik bir şekilde geliştiğini belirtti.
Pereira’nın açıklamalarına göre, Fenerbahçe’den ayrılma kararı asla kendi isteğiyle alınmadı. Kulüp içinde yaşanan yönetimsel değişimlerin ve yeni gelen idari kadroların getirdiği baskıların kendisini kulüpten uzaklaştırdığını dile getiren tecrübeli teknik adam, “Fenerbahçe’den ayrılmak istemiyordum. Orada kalmayı ve başladığımız projeyi daha da ileriye taşımayı gönülden arzuluyordum. Ancak yönetimsel değişiklikler ve yeni gelenlerin uyguladığı yoğun baskılar sonucunda, istemeyerek de olsa ayrılmak zorunda kaldım,” ifadelerini kullandı. Bu sözler, o dönemde kamuoyuna yansımayan perde arkası gelişmeler hakkında yeni bir pencere açarken, Pereira’nın Fenerbahçe’ye olan bağlılığını ve kulüpten ayrılışındaki hayal kırıklığını gözler önüne serdi.
Vitor Pereira’nın Fenerbahçe Macerası ve Sonrası Kariyer Durakları
Fenerbahçe’de 2015-2016 sezonunda Süper Lig’i 2. sırada tamamlayan ve Türkiye Kupası’nda final oynayan Vitor Pereira, kulüpten ayrılmak zorunda kaldıktan sonra kariyerine farklı coğrafyalarda devam etti.
Al-Ahli ve Uluslararası Başarılar
Sarı-lacivertli kulüpten ayrıldıktan kısa bir süre sonra Suudi Arabistan’ın köklü ekiplerinden Al-Ahli’nin başına geçen Portekizli teknik direktör, burada önemli bir başarıya imza attı. Al-Ahli ile Suudi Kral Kupası’nı kazanma başarısı gösteren Pereira, bu şampiyonlukla hem kişisel kariyerine yeni bir kupa ekledi hem de Suudi Arabistan futbolunda adından söz ettirdi. Al-Ahli sonrası kariyerinde Almanya’da 1860 Münih ile kısa ama zorlu bir tecrübe yaşayan Pereira, takımın ligden düşmesine engel olamadı. Ancak ardından Uzak Doğu’ya giderek Çin Süper Ligi ekiplerinden Shanghai SIPG’de görev aldı. Burada çok daha başarılı bir dönem geçiren Pereira, Shanghai SIPG’i Çin Süper Ligi’nde şampiyonluğa taşıyarak kariyerine bir büyük kupa daha eklemiş oldu. Bu başarı, onun farklı coğrafyalarda da sistemini uygulayabildiğinin ve adaptasyon yeteneğinin bir göstergesiydi.
Şu anda Portekiz Ligi ekiplerinden Marítimo’yu çalıştıran Vitor Pereira, Fenerbahçe’deki “riskli” başlangıcın ardından global ölçekte farklı deneyimler yaşayarak ve önemli başarılar elde ederek kariyer yolculuğunu sürdürdü. Özellikle Türkiye’deki taraftarlardan gördüğü büyük desteği ve Fenerbahçe’deki atmosferi unutmadığını her fırsatta dile getiren Pereira’nın bu son itirafları, sarı-lacivertli camiada yeniden eski günlerin ve yaşanan ayrılığın dinamiklerinin tartışılmasına neden olabilir. Onun için Türkiye’deki dönemi, hem büyük bir profesyonel meydan okuma hem de kariyerini şekillendiren kritik bir basamak olarak hafızalardaki yerini koruyor.