İtalyan voleybolunun önemli figürlerinden Mauro Fabris’in Türk voleybolu hakkındaki eleştirel açıklamaları, Türkiye’deki deneyimli antrenörlerin sert tepkisiyle karşılaştı. Fabris, Türk kadın voleybolunun başarısını yabancı antrenörlere bağlamış, yerli antrenörlerin yetersiz olduğunu ve altyapı yatırımlarının yetersizliğini iddia etmişti. Bu iddialar, Türk voleybol camiasında geniş yankı buldu ve birçok teknik adam tarafından kesin bir dille reddedildi.
Eski İtalya Voleybol Federasyonu (FIPAV) Başkanı ve şu an spor yöneticiliği yapan Mauro Fabris, yaptığı değerlendirmelerde Türk kadın voleybolunun yükselişini yabancı antrenörlerin başarısı olarak yorumlamış, “Türk voleybolunda bütün antrenörler yabancı, iyi Türk antrenör yok” ve “altyapıya değil, transferlere yatırım yapılıyor” gibi ifadeler kullanmıştı. Bu sözler, Avrupa ve dünya arenasında önemli başarılara imza atan Türk voleybolunun yerli temsilcilerini derinden rahatsız etti.
Fabris Ne Söyledi?
Mauro Fabris’in Türk voleyboluna yönelik temel eleştirileri şu noktalarda yoğunlaştı:
- Türk kadın voleybolundaki başarı, yabancı antrenörlerin katkılarıyla elde edilmektedir.
- Türk kulüpleri ve federasyonu, yerli antrenör gelişimini ihmal ederek yabancı oyuncu ve antrenörlere aşırı yatırım yapmaktadır.
- Türk kadın voleybolunda iyi seviyede yerli antrenör bulunmamaktadır.
- Türkiye’de voleybol altyapısı ve tabana yayılım konusunda ciddi eksiklikler mevcuttur.
Türk Antrenörlerden Gelen Tepkiler
Fabris’in bu iddialarına, Türk voleybolunun önemli isimlerinden peş peşe yanıtlar geldi. Antrenörler, Fabris’in bilgi eksikliği ve önyargılı yaklaşımını vurgularken, Türk antrenörlerinin yetkinliğini ve katkılarını savundu.
VakıfBank Yardımcı Antrenörü Gökhan Edman: “Yanlış Bilgilendirilmiş”
VakıfBank gibi uluslararası başarılar elde etmiş bir kulübün yardımcı antrenörü olan Gökhan Edman, Fabris’in açıklamasının doğru olmadığını ve yanlış bilgilendirildiğini belirtti. Edman, Türk antrenörlerinin çok yetenekli olduğunu ve hem kulüplerde hem de milli takımlarda önemli roller üstlendiğini vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin genç oyuncu yetiştirme konusundaki çabalarını ve başarılarını da hatırlattı.
Nilüfer Belediyespor Antrenörü Mustafa Suphi Doğancı: “Talihsiz ve Önyargılı”
Mustafa Suphi Doğancı, Fabris’in sözlerini “talihsiz ve önyargılı” olarak nitelendirdi. Türk antrenörlerinin sadece kadın voleybolunda değil, her kategoride başarılı olduğunu ifade eden Doğancı, Ataman Güneyligil, Ferhat Akbaş, Alper Hamurcu, Barış Tekin, Mehmet Bedestenlioğlu, Can Genç, Cengiz Özkardeş gibi isimleri örnek gösterdi. Yabancı antrenörlerin birçoğunun Türkiye’de Türk yardımcılarla çalıştığını ve buradan edindikleri tecrübelerle farklı kulüplere gittiklerini hatırlattı. Doğancı, Türk antrenörlerinin yurt dışında da tercih edildiğinin altını çizdi.
Galatasaray Antrenörü Bülent Karslıoğlu: “Kesinlikle Gerçeği Yansıtmıyor”
Bülent Karslıoğlu da Fabris’in iddialarının “kesinlikle gerçeği yansıtmadığını” söyledi. Türk voleybolunun bugün geldiği noktanın temelinde Türk antrenörlerinin büyük emeği olduğunu dile getiren Karslıoğlu, hem kulüplerde hem de milli takımların çeşitli kademelerinde görev alan başarılı yerli antrenörlerin sayısının giderek arttığını belirtti. Yurt dışından Türk antrenörlere yönelik talebin de bu başarının bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Eski Fenerbahçe Antrenörü Ufuk Soygür: “Yabancı Antrenör Gerçeği Var Ama…”
Ufuk Soygür ise, Türkiye’de yabancı antrenör gerçeğinin bulunduğunu kabul etmekle birlikte, bunun Türk antrenörlerinin yetersiz olduğu anlamına gelmediğini savundu. Soygür, birçok yabancı antrenörün kendi teknik ekibiyle gelse de, Türk yardımcı antrenörlerin ve diğer teknik kadro üyelerinin başarıdaki payının yadsınamayacağını ifade etti. Türk voleybolunun, hem oyuncu kalitesi hem de genel yapılanma açısından önemli yatırımlar yaptığını ve dünya genelinde saygın bir konumda olduğunu ekledi.
Bu açıklamalar, Türk voleybol camiasının, kendi değerlerine ve emeklerine sahip çıktığını net bir şekilde ortaya koydu. Filenin Sultanları ve kulüplerin uluslararası arenadaki başarıları, Türk antrenörlerinin bu yükselişteki kritik rolünü gözler önüne sermektedir.